Sayfalar

22 Haziran 2013 Cumartesi

Nun Masalları/Nazan Bekiroğlu

Herkese merhabalar, 
  Yine bir kitap postuyla karşınızdayım.Bu kez Nazan Bekiroğlu'nun Nun Masalları'ndan bahsedeceğim size.İlk kez Nar Ağacı'nda tanıştım Nazan Bekiroğlu'yla. Ama anlatım tarzına, o derin cümlelerine ne zaman alıştım hatta özler oldum bilmiyorum. Bir önceki kitabım gayet sürükleyici ve sonunu merakla beklediğim bir kitap olsa da, (Dan Brown-Kayıp Sembol) artık bitsin ve Nazan Bekiroğlu okuyayım diye düşündüm.( Yalnız hangi kitabı olduğu önemli değil, yazarı Nazan Bekiroğlu olsun yeter :) )

Nun Masallarına gelirsek;
Nazan Bekiroğlu'nun ilk kitabı, ilk göz ağrısı.
Yazar bir röportajında 'hayatta korkabileceğim tek şey Nun Masalları okuyucusunu kaybetmek' demiş ve bu kitabı okunacaklar listemde üst sıralara çıkartmıştır.
Nun Masalları okuru olmak güzel..



Masal gemisi, nihayet İstanbul Boğazı'ndan, son padişahla son şehzadesini alarak uzaklaştı.
Hiçbir şey kalmadı geriye.
Bir büyük boşluk kaldı geriye.
Bir de bütün bunları, bulutların ufuk üzerinde koştuğu güz akşamları, kıyıya iyice yanaşan masal gemilerinin gölgelerine bakarak ve dahi o gölgeleri kendisi gibi görebilecek başkalarının varlığını da vehmederek dalgalara söyleyen öykücü.
-arka kapaktan-

Nun Masalları; "İçimdeki denizden kaç dalga geçtiğini kim saydı? diye seslenen bir kitap.
Bir köşe yazarı kitap için "Bir perdenin ardından izlermiş gibi.." yorumunu yapmış.Doğru, tam da öyle.
Bu yüzden, bu sefer yalnızca kitabın cümleleri anlatsın size kendini..

- Hiçbir şey gözyaşından daha temizleyici ve arıtıcı değildir.
- Bıkmadan ve usanmadan bütün kapıları çalmakla bir gün çok güzel bir şeye dönüşebileceğimizi biliyorum.
- İçinden şiirsiz geçilemeyecek kadar derin gözleri vardı..
- Nihayetinde her şarkı kendi sonuna kadar vardı.
- Her dua, içindeki serüvenle dışındaki serüvenin hoş bir uyum halinde geçmesini dilemek anlamına geliyordu.
- Yaşamış olmak hatırlamakla mümkün..
- Birbirini en az anlayabilecek iki kimliğe dönüşüyoruz ve birbirimizin içinde görünür kılınan acılarımızı yarıştırıyoruz.Bir mahşer gününde karşılaşacak dostlar olmamızı temenni bile edemiyorum.Bundan sonra en az olabileceğimiz şeyin dost sözcüğüyle ifade edilebileceğini çok iyi biliyorum çünkü..

Ben en çok son padişah ve son şehzade ilişkin bölümden etkilendim..
- "Boynuna pırlantaları sahte bir hanedan nişanı takıldığı gün, biraz öteden bir cenaze alayının geçtiğini hatırladı..."
-"Ya Rabbim, dedi, bana bunca yangının ortasında hiç olmazsa İstanbul'da ölecek olabilmeyi nasip et."

Not: Uludağ Sözlük'ten edindiğim bilgiye göre kitabın ismi Nazan'ın (نظن) iki Nun'undan geliyormuş.

Öptüm ♥



                                                           

1 yorum:

  1. BERAT➷┊➷KANDİLİNİZ➷┊➷MÜBAREK ➷┃➷OLSUN➷┃HAYIRLI PAZARLAR ➷┃ ➷┃ ➷┃
    ░░░░░░░(¯`´¯)Hakkı Sevenlerden
    ░░░░░░(¯`´¯)Hidayete erenlerden
    ░░░░░(¯`´¯)Resulu görenlerden
    ░░░░(¯`´¯)Cennete girenlerden
    ░░░(¯`´¯)Günahları affedilenlerden
    ░░(¯`´¯)Olmanız dileğiyle.inşaALLAH
    ░(¯`´¯)RABB'İM SİZLERDEN RAZI OLSUN
    ░(¯`´¯)HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN
    ░(¯`*•..ڪےevgilerimle..•*´¯)
    °⊱• ▐▀▌▐ ░▌░▐▀▌▐░▌ °⊱• °⊱•
    °⊱• ▐▀▌▐▄▐▄ ▐▀▌▐▀▌C.C Kalbinizden Gelen
    ┊Bütün┊ Dualarınızı┊ Kabul┊Ve┊Makbul┊Etsin┊inşaALLAH
    ┊ ➷┊  ┃【 AMİN 】 ┃ __________

    YanıtlaSil